Çocuklarda Su Fıtığı (Hidrosel)

Bebeklerin testisleri, gebeliğin erken dönemlerinde karın boşluğunda bulunur. Hamileliğin yaklaşık yedinci ayından itibaren, bu yapılar doğal bir süreçle aşağıya doğru ilerleyerek torbanın (skrotumun) içine yerleşmeye başlar.
Bu iniş sırasında, karın boşluğunu çevreleyen zar (periton), testislerle birlikte aşağı doğru uzanır ve torbaya kadar bir çıkıntı oluşturur; bu yapı, eldivenin parmak kısmını andıran bir görünüm sergiler.
Doğum sonrasında bu zar yapısının kapanması beklenir. Ancak bazı bebeklerde bu kapanma süreci tam gerçekleşmez. Eğer zarın kapanmayan kısmı geniş kalırsa, bu durum karın içi organların dışarı çıkmasına olanak tanır ve kasık fıtığına yol açar.
Fakat bu açıklık daha dar bir yapıdaysa, organlar değil, sadece karın içindeki sıvı bu kanaldan geçebilir. Sıvı, testisin çevresinde toplanarak torbada şişlik oluşmasına neden olur.
Bu tür şişlikler genellikle çocuk aktifken ya da ayakta durduğunda daha belirgin hâle gelir; çocuk dinlendiğinde veya uyuduğunda ise şişlik küçülür ya da tamamen ortadan kalkabilir. Bu duruma tıpta "hidrosel" adı verilir ve halk arasında "su fıtığı" olarak bilinir.
Çocuklarda Su Fıtığı (Hidrosel) Nedir?
Su fıtığı, tıbbi adıyla hidrosel, çocuklarda testis çevresinde sıvı birikimiyle ortaya çıkan bir sağlık problemidir. Bu durum genellikle anne karnındaki gelişim sürecinde oluşan anatomik bir farklılıktan kaynaklanır. Erkek bebeklerin testisleri, anne rahminde gelişirken önce karın bölgesinde bulunur ve doğuma doğru kasık kanalından geçerek skrotum içine iner.Bu iniş sırasında testisleri saran zar da karın boşluğundan torbaya doğru uzanır. Normal şartlarda bu kanal doğumdan sonra kapanır. Ancak kapanmazsa, karın içinde bulunan sıvı testislerin bulunduğu bölgeye geçebilir ve bu da hidrosele neden olur.
Hidrosel Nasıl Ortaya Çıkar?
Hidroselin ortaya çıkmasının başlıca nedeni, karın zarını testis torbasıyla birleştiren kanalın doğum sonrasında kapanmaması durumudur. Bu kanal açık kaldığında, karın içindeki sıvı aşağı doğru ilerleyerek torba bölgesinde şişliğe neden olabilir. Ancak bu açıklık çoğunlukla oldukça dardır; bu da sadece sıvının geçişine olanak tanırken, bağırsak gibi diğer iç organların aşağı inmesini engeller. Durum bu haliyle su fıtığı olarak adlandırılır. Bazı çocuklarda bu durum kasık fıtığıyla birlikte görülebilirken, bazen yalnızca sıvı birikimi şeklinde de ortaya çıkar.
Hangi Tarafta Daha Sık Görülür?
Erkek çocuklarda sağ testisin skrotuma inişi genellikle sol taraftan daha geciktiği için, su fıtığı sağ tarafta daha sık görülür. Her iki tarafın etkilenme ihtimali ise %10 ila %20 arasında değişebilir. Bazı durumlarda testis torbasındaki şişlik doğumla birlikte fark edilebilirken, bazen ilerleyen yaşlarda da gelişebilir. Travma, enfeksiyon veya tümör gibi etkenler de ilerleyen çocukluk döneminde hidroselin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.
Su Fıtığının Belirtileri Nelerdir?
Hidroselin en dikkat çeken belirtisi, testis torbasında gözle görülür şişliktir. Zamanla fark edilir hâle gelen bu kabarıklık, çoğu durumda herhangi bir acıya neden olmaz. Sabah saatlerinde hafifleyip gün içinde tekrar büyüyebilir. Özellikle bebek ağladığında, ıkındığında ya da uzun süre ayakta kaldığında şişlik artabilir. Şişliğin elle muayenesinde su dolu bir yapı hissedilir. Bu durum çoğunlukla rahatsızlık vermez; ancak fıtıkla karıştırılmaması gerekir.
Hidroselin Çeşitleri
Hidroselin ortaya çıkış şekli, gelişim aşamasına bağlı olarak farklı türlerde kendini gösterebilir.
1. İletişimli (Kommunike) Hidrosel:
Bu türde, karın zarı ile testis torbası arasında sıvı geçişi devam eder. Gündüz saatlerinde belirginleşen şişlik, gece boyunca azalabilir. Ebeveynler, bu durumu kimi zaman tamamen kaybolup sonra yeniden belirginleşen geçici bir şişlik olarak tarif eder.
2. Testis Hidroseli:
Burada kanal, sadece sıvının geçişine izin verecek şekilde açık kalmıştır. Şişlik yalnızca torba bölgesinde görülür, kasıkta fark edilmez.
3. Kordon Hidroseli (Kordon Kisti):
Bu türde, sıvı sadece kasık kanalında toplanır. Muayenede kasık bölgesinde ele gelen yumuşak bir yapı hissedilir. Ultrasonla bu yapının sıvı dolu bir kist olduğu doğrulanabilir.
4. Karın ile testis torbası arasında geniş sıvı birikimi (Abdominoskrotal Hidrosel):
Bu tipte, sıvı birikimi karın içinde başlar ve torbaya kadar ilerler. Skrotuma baskı yapıldığında sıvı yukarı doğru karın içine gider ve karın bölgesindeki şişlik artar. Görüntüleme yöntemleriyle kesin tanı konabilir.
5. Sonradan Gelişen Hidrosel:
Bu tip, doğumsal değil, çocukluk döneminde travma, enfeksiyon (örneğin epididimit) veya testis tümörleri gibi sebeplerle ortaya çıkar. Altta yatan hastalığın tedavisi ile hidrosel de gerileyebilir.
Tanı Nasıl Konur?
Su fıtığının tanısı, çoğu zaman fiziksel muayene ile konulabilir. Şişlik genellikle tek taraflıdır ve elle muayenede su dolu bir yapı şeklinde hissedilir. Fıtık durumunda şişlik, elle bastırıldığında geçici olarak ortadan kalkar ve ardından yeniden ortaya çıkar; bu durum hidroselden ayırt edilmesinde en belirgin farktır. Hidroselde ise şişlik genellikle daha sabit bir görünüm sergiler. Tanıyı kesinleştirmek için "transilluminasyon" yöntemi kullanılır. Bu yöntemde, ışık kaynağı torbaya tutulduğunda sıvı varsa ışık geçişi sağlanır ve içi aydınlanır. Ek olarak, ultrasonografi ile hem sıvının miktarı hem de iç yapıların durumu net şekilde görüntülenebilir.
Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Doğumsal hidrosellerin büyük çoğunluğu, bebek bir yaşına gelene kadar kendiliğinden düzelir. Bu nedenle, ilk etapta cerrahi müdahale önerilmez. Fakat şişlik bir yaşını geçen çocuklarda hâlâ sürüyorsa ya da büyüme eğilimi gösteriyorsa, cerrahi müdahale düşünülmelidir. Bu operasyon "hidroselektomi" olarak adlandırılır. Kasık bölgesinden küçük bir kesiyle yapılan bu işlemde, açık kalan kanal kapatılır ve sıvı geçişi engellenir.
Kordon kisti ve abdominoskrotal hidrosel gibi daha karmaşık durumlarda, cerrahi daha erken bir dönemde planlanabilir. Özellikle karın içindeki zarın baskı yaparak böbrek gibi organlarda genişlemeye yol açabileceği düşünülen vakalarda, gecikmeden müdahale edilmesi gerekir.
Hidrosel Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?
Hidrosel tedavisinde ameliyat her çocuk için zorunlu değildir. Cerrahi müdahale gerekip gerekmediği, hidroselin çeşidine ve zaman içindeki durumuna bağlı olarak değerlendirilir.
Ameliyat gerektirmeyen durumlar:
Yeni doğan bebeklerde veya küçük çocuklarda, şişliğin sabit kaldığı ya da kendiliğinden azalma gösterdiği bağlantısız (nonkomünike) hidrosel türlerinde genellikle sadece takip önerilir.
Ameliyat gereken durumlar:
Bir yaşından sonra iyileşmeyen hidroseller, gün içinde şişlikte değişiklik gözlemlenen yani bağlantılı (komünike) tipler, büyüme eğilimi gösteren şişlikler ve aynı zamanda fıtıkla birlikte görülen vakalar cerrahi müdahale gerektirir.
Çocuk üroloğu, ameliyat kararı verirken çocuğun yaşını ve şişliğin seyrini dikkate alır. Bu yüzden testis bölgesinde oluşan her türlü şişliğin, bir çocuk ürolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi en doğru yaklaşım olacaktır.
Cerrahinin Riskleri
Her ameliyatta olduğu gibi, hidroselektomi prosedüründe de çeşitli komplikasyon riski bulunmaktadır. Bunlar arasında testis damarlarının zarar görmesi, kan birikimi (hematom), tekrar sıvı birikimi veya spermatik kordun etkilenmesi sayılabilir. Ancak bu komplikasyonlar oldukça nadirdir ve işlem genellikle aynı gün içinde tamamlanır.