Çocuklarda Kawasaki Hastalığı

Kawasaki Hastalığı Nedir?
Zamanında müdahale edilmeyen Kawasaki hastalığı, kalp ile ilgili ciddi sağlık problemlerine sebep olabilir. Japon bir çocuk doktoru olan Tomisaku Kawasaki tarafından tanımlandığı için bu ismi almıştır. Bu hastalık, vücuttaki orta büyüklükteki atardamarları, özellikle de kalbi besleyen koroner arterleri etkileyebilen bir vaskülittir (damar iltihabı).
Tedavide gecikilen Kawasaki vakalarında, kalple ilgili ciddi sağlık problemleri gelişme riski önemli ölçüde artar. Bu nedenle, belirtilerini tanımak ve hızlıca tıbbi yardım almak hayati önem taşır.
Kawasaki Hastalığı Neden Ortaya Çıkar?
Kawasaki hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Kawasaki hastalığı, bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşırken damarları hedef alması sonucu ortaya çıkan iltihaplı bir durumdur. Bu hastalık bulaşıcı değildir dolayısıyla çocuktan başka bir çocuğa geçmez. Genellikle kış aylarının sonuda ve ilkbahar aylarının başı gibi mevsimlerde çokça görülür.
Kawasaki Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Kawasaki hastalığı, genellikle üç evrede ilerleyen farklı belirtilerle kendini gösterir. Belirtiler her çocukta aynı şiddette veya sırayla görülmeyebilir.
Akut Evre (Genellikle ilk 1-2 hafta)
Bu evre, hastalığın en belirgin ve genellikle ilk fark edilen belirtilerini içerir:
- Yüksek ve Uzun Süreli Ateş: Genellikle 5 günden uzun süren ve antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen, 39-40°C'ye varan yüksek ateş. Bu, en temel ve tanı koydurucu belirtidir.
- Gözlerde Kızarıklık (Konjonktivit): Gözün beyaz kısımlarında kanlanma şeklinde kızarıklık. Gözde çapaklanma veya akıntı olmaz.
- Dudak ve Ağız Değişiklikleri: Dudaklarda çatlama, kızarıklık, kuruluk ve kanama. Dilin "çilek dil" görünümü alması (kırmızı ve pürtüklü). Ağız ve boğazda kızarıklık.
- El ve Ayak Değişiklikleri:Çocuğun elleri ve ayakları şişer, kızarır ve bir süre sonra iç kısımlarında deri soyulmaları başlayabilir.
- Deri Döküntüsü: Vücutta çeşitli şekillerde (kızamık benzeri, ürtiker benzeri veya hedef tahtası şeklinde) görülebilen, kaşıntısız bir döküntü.
- Boyun Lenf Bezlerinde Şişlik: Genellikle boynun tek tarafında, dokunmakla hassas olabilen şiş lenf bezleri.
Subakut Evre (2-4. Hafta)
Ateşin düşmeye başladığı ve diğer belirtilerin hafiflediği evredir. Ancak bu evrede koroner arter anevrizması (kalp damarlarında genişleme) riski en yüksek seviyededir.
- El ve ayak parmaklarının uçlarında, özellikle tırnak kenarlarında deri dökülmeleri.
- Eklem ağrıları ve şişlikler.
- İshal, kusma veya karın ağrısı gibi sindirim sistemi belirtileri.
- Halsizlik ve yorgunluk.
İyileşme Evresi (1-2 ay veya daha uzun)
Tüm belirtilerin ortadan kalktığı ve çocuğun normale döndüğü evredir. Ancak bu evrede bile kalp damarlarının uzun dönemli takibi önemlidir.
Hangi Organları Etkiler?
Kawasaki hastalığı, vücudun birçok yerindeki kan damarlarını etkileyebilse de, en önemli ve potansiyel olarak en tehlikeli etkisi kalpte görülür.
Kawasaki hastalığı, kalp dışında böbrekler, karaciğer ve sindirim sistemi gibi diğer organları da etkileyebilir.
Tanı ve Teşhis Süreci
Kawasaki hastalığının tanısı, spesifik bir laboratuvar testiyle konulamaz. Tanı, çocuğun klinik belirtileri, fizik muayene bulguları ve bazı laboratuvar testlerinin sonuçlarının bir araya getirilmesiyle konur.
Temel Tanı Kriterleri:
- Beş gün veya daha uzun süren, antibiyotiğe rağmen geçmeyen yüksek ateş, hastalığın en önemli işaretidir.
- Aşağıdaki belirtilerden en az dördünün bulunması:
- Gözlerde kızarıklık (konjonktivit)
- Dudak ve ağız değişiklikleri (çatlamış dudaklar, çilek dil)
- El ve ayak değişiklikleri (şişlik, kızarıklık, soyulma)
- Vücutta döküntü
- Boyunda şişmiş lenf bezleri (genellikle tek taraflı)
Kan Testleri
- Tam Kan Sayımı: Vücuttaki iltihaplanmayı gösteren beyaz kan hücrelerinin (lökositler) yüksek çıktığınabakılır.
- İltihap Belirteçleri (CRP ve ESR): Vücutta bir iltihap olduğunda yükselen CRP ve ESR değerleri kontrol edilir. Bu değerler, hastalığın ne kadar aktif olduğunu gösterir.
- Karaciğer Enzimleri: Eğer hastalık karaciğeri etkilemişse, bu enzimlerin seviyeleri yüksek çıkabilir.
Kalple İlgili Testler
Kawasaki hastalığı kalbi etkileyebileceği için bu testler çok önemlidir:
- Ekokardiyografi (EKO): Kalbin ve kalbi besleyen damarların (koroner arterler) ultrasonudur. Bu testle kalp damarlarında genişleme (anevrizma) olup olmadığı veya kalp kasında bir sorun olup olmadığı incelenir.
- Elektrokardiyogram (EKG): Kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder. Kalp ritim bozuklukları veya kalp kası üzerindeki stresi gösterebilir.
- Göğüs Röntgeni: Akciğerlerde veya kalbin etrafında sıvı birikimi olup olmadığını kontrol etmek için kullanılır.
Tedavi Yöntemleri
Kawasaki hastalığında erken müdahale hayati önem taşır; özellikle ilk 10 gün içinde başlanan tedavi, kalp komplikasyonu riskini ciddi şekilde azaltır.
- İntravenöz İmmünoglobulin (IVIG): Bu, ana tedavi yöntemidir. Damar yoluyla verilen özel bir antikor karışımıdır. Vücudun aşırı bağışıklık tepkisini baskılayarak iltihabı azaltır ve koroner arter anevrizması riskini düşürür.
- Aspirin: Yüksek doz aspirin, Kawasaki hastalığının erken döneminde iltihabı azaltmak ve ateşi kontrol altına almak için kullanılır. Ateş düştükten sonra ise düşük doz aspirin, kan pıhtılarını önlemek ve koroner arterlerde oluşabilecek hasarı azaltmak amacıyla birkaç hafta ya da ay boyunca kullanılmaya devam edilir.
- Kortikosteroidler: Bazı durumlarda, özellikle IVIG tedavisine yanıt vermeyen veya ağır kalp tutulumu olan hastalarda kortikosteroidler (kortizon) kullanılabilir.
- Diğer İlaçlar: Kalp fonksiyonları etkilenmişse, kalbi destekleyici başka ilaçlar da eklenebilir.
Komplikasyonlar ve Uzun Dönem Takip
Bu hastalığın en büyük uzun dönem riski, kalp damarlarında baloncuk şeklinde genişlemeler olarak bilinen koroner arter anevrizmalarıdır. Bu anevrizmalar, ileride kalp krizi, kalp yetmezliği veya ritim bozukluklarına yol açabilir.
- Tedaviye rağmen bazı çocuklarda anevrizmalar gelişebilir.
- Anevrizma gelişen çocuklar, çocuk kardiyoloğu tarafından düzenli olarak takip edilmelidir. Bu takip, düzenli ekokardiyografi, stres testleri ve diğer görüntüleme yöntemlerini içerebilir.
- Ciddi anevrizması olan çocuklarda, kan sulandırıcı ilaçlar veya nadiren cerrahi müdahale gerekebilir.
Kawasaki hastalığı geçirmiş çocuklar, yetişkinlikte de kardiyak risk faktörleri açısından bilinçli olmalı ve doktorlarının önerdiği takiplere devam etmelidir.
Kawasaki Hastalığı
Sıkça Sorulan Sorular
Kawasaki hastalığının tanısı, sadece yüksek ateş ve deri döküntülerinin varlığına dayanmaz. En az 5 gün süren yüksek ateşe ek olarak; gözlerde kızarıklık, ağız ve dudaklarda değişiklikler, el ve ayaklarda şişlik ya da soyulma, boyun lenf bezlerinde şişme gibi belirtilerden en az dördünün görülmesi gerekir.
Evet, çoğu çocuk zamanında ve doğru tedavi edildiğinde tamamen normale döner ve kalıcı bir sorun yaşamaz. Ancak koroner arter anevrizması gelişen çocukların uzun dönemli kardiyolojik takip altında olması gerekir.