Çocuklarda Ek Gıda (Tamamlayıcı Beslenme)

Bebeklik dönemi, büyümenin en hızlı yaşandığı, fiziksel ve zihinsel gelişimin temellerinin atıldığı çok kritik bir dönemdir. Bu süreçte bebeklerin yeterli ve dengeli beslenmesi, ileriki yaşamlarını da doğrudan etkiler. İlk 6 ay anne sütü yeterliyken, bu ayın sonlanması ile birlikte artan ihtiyaçlar nedeniyle ek gıdaya geçiş gerekir.
Ek Gıda Nedir?
Ek gıda; bebek 6 aylık olduğunda, artan enerji ve besin ihtiyacını karşılamak için anne sütüne ek olarak verilen, yaşına ve gelişimine uygun besinlerdir.
Ek Gıda Neden Kullanılır?
Ek gıdanın amacı, bebeğin büyüme ve gelişimini sürdürebilmesi için anne sütüne ek olarak ihtiyaç duyduğu enerji ve besin ögelerini karşılamak ve onu yaşam boyu sağlıklı beslenmeye hazırlamaktır. Ayrıca
- Bebeğin artan enerji ve besin ihtiyacını karşılamak
- Farklı tat, doku ve gıdalara alışmasını sağlamak
- Çiğneme, yutma gibi motor becerilerin gelişimine katkıda bulunmak
- Sağlıklı yeme alışkanlıklarının temellerini atmak
Ek gıdalarla tanışma süreci aynı zamanda bebeğin bağımsızlık ve keşif duygusu ile beslenmeye dair ilk deneyimlerini içerir. Bu nedenle bu dönem yalnızca fizyolojik değil, psikolojik ve gelişimsel açıdan da oldukça önemlidir.
Ek Gıdaya Geçiş Ne Zaman Başlar?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), UNICEF ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, bebeklerin doğumdan itibaren ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesini önermektedir. İlk 6 ay boyunca anne sütü, bebeğin tüm besin ihtiyacını tek başına karşılar. Ancak 6. aydan itibaren anne sütü, bebeğin artan enerji ve besin ihtiyacını tek başına karşılamakta yetersiz kalır. Bu nedenle, 6. aydan itibaren tamamlayıcı beslenmeye geçmek gerekir.
Ancak burada en önemli nokta, ek gıdaya geçişte bebeğin gelişimsel olarak hazır olmasıdır. Sadece takvim yaşı yeterli değildir. Şu belirtiler varsa bebek ek gıdaya geçmeye hazır olabilir:
- Başını dik tutabiliyor ve destekle oturabiliyorsa
- Ağzına alınan kaşığı dışarı itme refleksi azaldıysa
- Eline verilen yiyeceği ağzına götürmeye çalışıyorsa
- Aile sofrasına ilgi göstermeye başladıysa
Bu belirtiler yoksa geçiş süreci bir süre ertelenebilir ve bir uzmana danışılmalıdır.
Ek Gıdaya Geçerken İlk Adımlar
Tamamlayıcı beslenmenin temel amacı, bebeğin artan enerji ve besin öğesi ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, ileride oluşabilecek beslenme alışkanlıklarının da sağlıklı temeller üzerine kurulmasını sağlamaktır.
İlk gıdalar, bebek için yeni bir tat ve dokuyla tanışma anlamına gelir. Bu yüzden başlangıçta dikkat edilmesi gereken bazı temel kurallar vardır:
- Alerji riskini en aza indirmek için yeni besinler tek tek ve küçük porsiyonlar halinde verilmelidir.
3 gün kuralı uygulanarak her yeni gıda 2-3 gün boyunca gözlemlenir. Bu sayede alerjik reaksiyonlar kolayca fark edilir. - Kıvam çok önemlidir.
Başlangıçta az pütürlü, bebeğin çiğneme ve yutma becerisi geliştikçe daha koyu kıvamlı gıdalara geçilebilir. - Tatlı ve tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır.
Şekerli besinler, hazır mamalar, tuz içeren ev yemekleri bir yaşına kadar önerilmez. - Hazır ürünlerden uzak durulmalıdır.
Ek gıdalar evde, mevsiminde ve taze malzemelerle hazırlanmalıdır.
Ek Gıdaya Hangi Besinlerle Başlanmalı?
Ek gıdaya geçiş sürecinde ilk sunulan gıdalar genellikle sebze ya da meyve püreleri olur. Sindirimi kolay ve alerjen riski düşük besinler öncelikli olarak seçilmelidir. Başlangıçta şu gıdalar önerilir:
- Havuç, kabak, patates gibi haşlanmış sebzeler (ezilerek verilir)
- Elma, armut, muz gibi meyve püreleri
- Ev yapımı yoğurt
- Pirinç unu ya da irmik ile hazırlanmış süt içermeyen muhallebiler
- Anne sütü ile hazırlanmış sebze çorbaları
- aydan sonra:
- Yumurta sarısı (önce çeyrek, sonra yarım şeklinde artırılarak)
- Et suyu ile hazırlanmış sebze çorbaları
- Tavuk, kırmızı et veya balık (haşlanmış ve ezilmiş şekilde)
- Kuru baklagiller (mercimek, nohut, kuru fasulye – gaz yapma ihtimali nedeniyle dikkatli başlanmalı)
- aydan sonra:
- Kıvamı artırılmış ev yemekleri
- Parçalara ayrılmış sebzeler
- Ekmek içi, makarna, pilav gibi karbonhidrat kaynakları
- Peynir, kefir gibi probiyotik içeren süt ürünleri
Ek Gıda Anne Sütünün Yerine Geçmez
Tamamlayıcı beslenme sürecinde yapılan en büyük hatalardan biri, ek gıdayı süt yerine koymaktır. Ek gıdalar, anne sütünün yerine değil, onu desteklemek için verilir; çünkü bir yaşına kadar bebeğin temel besin kaynağı hâlâ anne sütüdür.
Özellikle ilk aylarda, ek gıdalar yalnızca tat, koku ve dokusal uyaranlara alışmayı sağlamak için sunulur. Kalori açısından önemli katkı sağlamazlar. Bu nedenle bebek doyurulmak isteniyorsa anne sütüyle beslenmeye devam edilmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
Tamamlayıcı beslenme süreci aileler için heyecan verici olduğu kadar, kaygı verici de olabilir. Tamamlayıcı gıda sürecinde ebeveynlerin yaptığı bazı hatalar:
- Bebek aç değilken ısrarla gıda sunmak
- Her beğenmediği yiyeceği hemen bırakmak
- Yemek yemediğinde televizyon, telefon gibi dikkat dağıtıcı unsurlarla yemek yedirmeye çalışmak
- Tatlı ve hazır gıdaları erken tanıştırmak
- Sürekli aynı gıdalara yönelmek ve çeşitliliği ihmal etmek
- Bebeği başka çocuklarla kıyaslamak
Bu tür hatalar hem bebeğin beslenme alışkanlıklarını hem de ebeveyn-bebek arasındaki güven ilişkisini olumsuz etkileyebilir.
Beslenmede Duyusal Gelişim
Beslenmede duyusal gelişim, yalnızca yeme alışkanlığıyla değil, bütüncül gelişimle yakından ilişkilidir. Besinlere dokunmasına, koklamasına ve keşfetmesine izin verilen bebekler, yemekle sağlıklı bağ kurar ve daha özgüvenli bireyler olarak gelişir; bu yüzden önemli olan sadece ne yedirildiği değil, yemeğin nasıl sunulduğudur.
Duyusal Gelişim Neden Önemlidir?
●Tat ve dokuya alışma sürecini kolaylaştırır
Bebekler doğuştan tatlara duyarlıdır. Ek gıdaya geçişle birlikte çeşitli tatları (tatlı, ekşi, acı) ve dokuları (pütürlü, yumuşak, katı) deneyimleyerek damak zevklerini geliştirirler. Bu deneyim, gelecekteki seçici yeme davranışlarını önlemede kritik rol oynar.
●Motor gelişimi destekler
Bebeğin yiyeceğe dokunup ağzına götürmesi, el-göz koordinasyonu ve ince motor gelişimini destekler. Bu, ileride kaşık kullanma gibi becerilerin temelidir.
●Bağımsızlık duygusunu geliştirir
Kendi yiyeceğini seçen, ağzına götüren ve keşfeden bir bebek, beslenme sürecine aktif olarak katılır. Bu da bebeğin öz güvenini ve bağımsızlık becerilerini güçlendirir.
●Yemekle olumlu bağ kurmasını sağlar
Bebek yemeği yalnızca karın doyurmak için değil; keşfetmek, öğrenmek ve eğlenmek için bir araç olarak görürse, yemek saatleri keyifli bir deneyime dönüşür. Bu da yeme problemlerinin oluşma riskini azaltır.
●Besin reddi ve seçicilik davranışlarını azaltır
Farklı dokulara ve kokulara aşina olan bebekler, ilerleyen dönemde yeni gıdaları reddetmeye daha az meyilli olur. Duyusal olarak zenginleştirilmiş beslenme deneyimi, ileride oluşabilecek yeme bozukluklarının önlenmesine yardımcı olur.
Beslenme Tablosu Örneği (6-9 Ay Arası)
Öğün |
Örnek Gıdalar |
Sabah |
Anne sütü + ev yapımı yoğurt |
Öğle |
Sebze püresi (havuç-patates-kabak) |
İkindi |
Meyve püresi (elma-armut) |
Akşam |
Anne sütü |
Not: Öğün sayısı, bebeğin gelişimine göre artırılabilir.
Aileler İçin Öneriler
- Her bebeğin iştahı ve gelişimi farklıdır. Kıyas yapmaktan kaçının.
- Bebek istemediğinde ısrarcı olmayın. Yemek yeme savaşa dönüşmemelidir.
- Beslenme düzenli bir rutin hâline getirilmelidir.
- Mama sandalyesi kullanımı, bebeğin beslenme sürecini hem daha düzenli hem de daha güvenli hâle getirir.
- Bebeğinizin her olumlu denemesinde onu sözlü olarak takdir edin.
- Gelişimiyle ilgili kaygınız varsa mutlaka bir çocuk doktoruna başvurun.